Ertugrul Bircan Copur

September 29, 2021

2021'den kimi albümler - 29 Eylül

Selamlar.

2021'in son üç ayına giriyoruz ve bu bana çok acayip geliyor. Son birkaç aydır büyük değişiklikler içinde bulsam da kendimi, ondan önce o kadar uzun bir zaman hayat öylesine durgundu ki, sanki ancak 2020'nin ortalarında olmalıyız gibi hissediyorum hala.

Her neyse. Umarım hayatlarınız en azından şöyle bir iki adım geri çekilip bakınca yolundadır ve zor günlerde dahi kendinizi oyalayacak, mutlu edebilecek bir şeyler yakalayabiliyorsunuzdur ucundan, kıyısından da olsa. Buraları okuduğunuza göre bir ihtimal bunlardan birisi şeytanlı müziktir, öyleyse lafı çok uzatmadan ona eğilelim biraz.

71qnWIHDJES._SL1500_.jpg


SCULPTURED - The Liminal Phase (spotify)

Zamanında çoğunlukla AGALLOCH elemanlarının dahli sayesinde adından haberdar olduğum ve kısa süre içinde çıkarttıkları „The Spear of the Lily Is Aureoled“ ve „Apollo Ends“ gibi çok iyi iki albümünü epeyce döndürdüğüm SCULPTURED sonrasında pek üretken bir kariyer sürmedi maalesef. 2008 tarihli „Embodiment“ idare eder bir albümdü ve AGALLOCH’un malum dağılma süreci falan derken yeni bir şeyler duymayı beklemiyordum gruptan doğrusu. „The Liminal Phase“den de epeyce geç haberim oldu. Maalesef ki haberim olmasa da olurmuş sanki. Her şartta ortalamanın üzerinde bir teknik-melodik death metal beklerken SCULPTURED sanki bir önceki albümün üzerinden on üç yıl değil de on üç hafta geçmişçesine aceleye gelmiş gözüken, kötü prodüksiyonlu, iyi ama müzikle çok alakasız bir vokalle bezenmiş bir işle karşımıza çıktı. Grubun daha önce en büyük kuvveti olan gitarları duymak bile zor oluyor bazen yahu, hiç dinlemediniz mi bunu piyasaya sürmeden? „Oha SCULPTURED albüm çıkartıyormuş yeni“den bu noktaya bu kadar hızlı gelmek üzdü doğrusu.

a1346611134_10.jpg


LLNN - Unmaker (bandcamp)

Tam sanki birkaç sayıdır tepemize binen sludge albümlerinden uzak kaldık gibi hissediyorken Danimarkalı LLNN imdada yetişti. Bir gitar tonunun „ağır” olması ne demek hissettiren bir kütleyle açılan „Unmaker” ilk anlardan tepemize bindirdiği yükten hiç ödün vermeden kırk dakika boyunca baskıyı sürdürüyor. Pelagic Records’ın neredeyse boş işe ev sahipliği yapmama geleneği sürüyor. Koşun.

teddy.jpg


IRON MAIDEN - Senjutsu (spotify)

Yani evet, IRON MAIDEN. Ama neden bu albüm üç gün sürüyor ki? Steve Harris babamızın uzun şarkıları albümde bir, en fazla iki taneyken onları ne kadar seviyorsam, sayıları arttıkça da o kadar ilgimi kaybediyorum sanıyorum artık - ki „A Matter of Life and Death”, „Final Frontier” gibi albümleri bile çok seven bir dinleyici olarak söylüyorum bunu. Elbette ki çok iyi anlar var, elbette ki çok iyi şarkılar var; ama sonunu kaç kere getirebildim “Senjutsu”nun emin değilim açıkçası. METALLICA’nın da şarkıları, albümleri gereksiz uzar oldu, yaşlandıkça bir hal geliyor bunlara herhalde.

a3013080400_10.jpg


ESOCTRILIHUM - Urionhsol (Seven Demons) EP (bandcamp)

Bence hala yılın en iyi black metal albümünün sahibi ESOCTRILIHUM, bir de EP ile 2021’i şenlendirmeye devam ediyor. Üç şarkılık bu kaydın ilk iki şarkısını ben projenin kendi standartlarının biraz altında buldum; ancak yirmi küsür dakikalık kapanış şarkısı Zi Dynh Gtir o standartları kesinlikle karşılıyor. Şu an tek tek albümlere bakmaya eriniyorum ama büyük olasılıkla Asthâghul’un yaptığı en uzun şarkı olan bu eser bence EP’yi tek başına bile dinlenir kılıyor. Black metal ne güzel şey ya.

a3651094935_10.jpg


HAIL SPIRIT NOIR - Mannequins (bandcamp)

Bu albümü ve peşinden „Pneuma”yı dinleyerek tertemiz bir „nereden nereye” çekebileceğiniz “Mannequins”, HAIL SPIRIT NOIR’in kariyerinin şimdiye kadarki rotasını göz önüne alınca çok da şaşırtıcı değil aslında. Bir soundtrack olarak tasarlanmış albüm, grubun metal kostümünden sıyrılıp tamamen synthwave’e büründüğü nokta aynı zamanda. Büyük çoğunluğu enstrümantal yürüyen, vokallerin kendini çok nadir gösterdiği bu albümden tarz olarak bir şikayetim olmasa da, kariyerlerinin önceki dönemlerinde deneysel black, ya da bir önceki albümde progresif metal tarafında gösterdikleri yaratıcılıkları buraya taşıyamadıklarını görmek beni üzdü. Daha iyisini yapabilecek bir grup HAIL SPIRIT NOIR, ve eminim yapacaktır da.

61MkLdTsWDS._SL1500_.jpg


LEPROUS - Aphelion (spotify)

LEPROUS’a olan ilgisini „The Congregation“dan beridir adım adım kaybeden bir dinleyici olarak (hayır metal yapmayı bıraktıkları için değil, yeni tarzlarını ölümüne sıkıcı bulduğum için) „Pitfalls“u bir kere bile sonuna kadar dinleyememiştim sanırım. Echo’da falan vokallerine sarılıp yatmak istediğim Einar Solberg’i gırtlaklamak isteyecek raddeye gelmeme sebep olan mastürbatif seslendirmeleri artık duymaya tahammülüm yok diye düşünüyordum ki, birkaç yerde „Aphelion“un o albüme nazaran daha derli toplu bir iş olduğunu okuyup kendimce gruba bir şans daha vermeye karar verdim. Sonuç mu? Hahahahahhah - hayır.

a1530587308_10.jpg


MITOCHONDRIAL SUN - Bodies and Gold EP (bandcamp)

DARK TRANQUILLITY'den tanıyacağınız sihirbaz (pardon, gitarist) Niklas Sundin’in tek kişilik elektronik müzik projesi MITOCHONDRIAL SUN’ı, bilhassa da ikinci albümü „Sju Pulsarer"i çok seviyorum. Sanıyorum Sundin’i o kadar çok seviyorum ki zaten başka türlüsünü düşünemedim bile, haha. „Bodies and Gold“ EP’si o albümün atmosferinden biraz kopmuş ve aslında her şarkı biraz farklı havalarda takılıyor. Açıkçası henüz projenin uzunçalarları kadar içine girebilmiş değilim bu EP’nin, dinlemeye devam ediyorum - insanı yakalayan nefis melodiler var orada burada zira. Özellikle Ghost of Tradition’da bir başka sihirbaz Martin Brändström’ün synth’lerine dikkat.

a2212596838_10.jpg


HELAK - Gnosis (bandcamp)

Dinlemeden önce isminden dolayı black metal yaptıkları sanrısına kapıldığım İstanbullu HELAK’ı ilk defa bu albümüyle duyuyor olduğum için biraz utandım; zira dört yıllık grubun geçmişlerine sığdırdıkları üçüncü albümleriymiş „Gnosis“. Çok uzatmadan söyleyeblirim ki henüz ilk dinleyişten bir hayran kazandılar. Gitar ağırlıklı bir sludge/post-metal diye tanımlayabileceğimiz „Gnosis“ otuz üç dakikasında çok fazla iyi fikir barındırıyor. Şimdiden epeyce bir döndürdüm, siz de eksik kalmayın.

a1293870742_10.jpg


MASTIFF - Leave Me the Ashes of the Earth (bandcamp)

Daha albümün adından nasıl bir şeyler geldiğini tahmin edebilirsiniz sanırım. Her albümde biraz daha fazla umutsuzluk pompalamaya ant içmiş gözüken bu İngilizler, iki yıl önceki vebanın (albümün adı „Plague“ idi, o açıdan) üzerine bu defa dünyayı toptan yakmaya karar vermişler. Sludge ve hardcore'un o kapkara birleşimini yeterince eşelerseniz dibinde hala kor halinde yanmakta olan umutları toplayabilirsiniz belki. Özellikle Repulse nedir öyle diyip gerisini tecrübe etmeyi size bırakıyorum.

Bu albümleri de ekleyince yıllık listem şu şekilde oluştu şimdilik: https://world.hey.com/ebcopur/kabaca-sirali-rastgele-liste-muzik-21-2bec8a49

---------

Evet, bu haftalık da bu kadar. Her zamanki gibi eğer ilgisini çekecek eşiniz dostunuz varsa iletmeyi, onlar da bültene kaydolana kadar kendilerini rahatsız etmeyi ihmal etmeyin. Hatta Twitter adresime de beklerim.

Çakırkeyif kalın.

- B